BASINA, YURTSEVER KÜRDİSTAN GENÇLİĞİNE VE DEVRİMCİ GENÇLİĞE

Soykırımcı faşist TC devletinin, uluslararası komplocu bloğun ve yerel işbirlikçi-ihanetçi gücün 22 yıldır İmralı ağır işkence sisteminde Önder Apo üzerine uyguladığı ağır tecrit koşulları her geçen gün daha da artmaktadır. Halkımızı ve bütün bir Kürdistan’ı İmralı işkencehanesine sığdırarak Önder Apo şahsında kök kazıma politikasını sonuca götürmek istemektedir. Tüm dünya genelinde ve Ortadoğu’da özgürlük ve devrim ruhunun üst aşamada olduğu, kadın özgürlük isteminin dünyayı sarstığı, değişim-dönüşüm ve yeniden şekillendirme rüzgarının çok kuvvetli estiği böylesi bir süreçte halk olma bilincimizin ve ülke değerlerimizin yaratıcısı olan Önder Apo’yu tamamen bu sürecin dışında tutarak Ülkemiz ve Halkımız karanlık bir yüzyıla daha terk edilmek istenmektedir.

Ağır tecrit koşullarının pratik sonucu olarak özelde kadın ve gençlik üzerinde genel olarak da tüm topluma karşı baskının, tutuklamaların, tecavüzün, kök kazımanın, her türlü faşist saldırının ve ahlaki çöküntünün yanında Kürdistan doğasına karşı en yoğun talanın yaşandığı bir süreçteyiz. Aynı zamanda Ortadoğu halklarının da özgürlük eğilimi laboratuvar çıkışlı çete güruhlarınca yok edilmek istenmektedir. Diğer yandan gençlerin, kadınların ve halkların özgür yaşama istemi, emperyalizm ve sömürü belasından kurtulma istemi doruk bir noktayı yaşamaktadır. AKP-MHP faşist soykırımcı savaş yönetiminin İmralı’da Önder Apo’ya karşı yürüttüğü savaş ve ağır tecrit bu anlamda özgürlük istemiyle soykırımcı faşist sistemin savaşı anlamındadır. Bu temelde Önder Apo’nun özgürlüğü özelde ülkemiz Kürdistan ve Ortadoğu için böylesi tarihi bir anlama gelmektedir.

12 Eylül Faşist Cunta Yönetimi’nin Kürdistan Özgürlük Hareketi’miz ve tüm toplumsal değerlere karşı Diyarbakır Zindanı’nda uyguladığı insanlık dışı, ahlak dışı faşizan uygulamalar, bugün de bu cunta rejimin sonucu ve asıl yürütücüsü olan AKP-MHP savaş yönetimi tarafından eşi benzeri görülmemiş bir özel savaşla halkımıza karşı baskı, işkence, tecavüz, kadın katliamları, soykırım politikaları, yoksulluk, doğa katliamları olarak uygulanmaktadır. 14 Temmuz Büyük Ölüm Orucu Direnişi 12 Eylül faşizmini nasıl yerle bir ettiyse bugün Özgürlük Hareketi’mizin başlatmış olduğu hamle de Önder Apo’yu özgürleştirerek AKP-MHP savaş yönetimini ve onun faşizan saldırılarını yerle bir edecektir.

Bu temelde Özgürlük Hareketi’mizin 12 Eylül’de ilan ettiği “TECRİDE, FAŞİZME, İŞGALE SON; ÖZGÜRLÜĞÜ SAĞLAMA ZAMANI” hamlesine, Komalên Jinên Ciwan ve Komalên Ciwan olarak katılacağımızı ilan ediyoruz. Tüm Kürdistan ve yurtdışında bulunan yurtsever gençliği bu hamleye aktif katılması çağrısında bulunuyoruz. 12 Eylül faşist darbesinin Diyarbakır Zindanı’nda Apocu militanlara ağır işkenceler altında dayattığı teslimiyete karşı Büyük Ölüm Orucu Direnişi’nin ölümsüz şehidi olan Ali ÇİÇEK Yoldaş’ın “PKK bize teslimiyeti değil direnişi öğretti” şiarıyla ortaya koyduğu direniş mirası bizler açısından bu hamleye nasıl katılacağımızın perspektifi olacaktır. Kürdistan gençliği olarak her alanda hamlemizin zafere ulaşması için öncülük görevimizi yerine getireceğimizi, yılmaz uygulayıcısı olacağımızı belirtiyoruz. Bu temelde başta Kürdistan yurtsever gençliğini ve genç kadınlarını olmak üzere tüm devrimci, sol, sosyalist, demokratik gençliği “TECRİDE, FAŞİZME, İŞGALE SON; ÖZGÜRLÜĞÜ SAĞLAMA ZAMANI” hamlesini sahiplenerek işgalci, faşist AKP-MHP savaş yönetimine hesap sormaya ve büyük katılmaya çağırıyoruz.

KOMALÊN JINÊN CIWAN ve KOMALÊN CIWAN KOORDİNASYONU
Devrimci Selam ve Saygılar
16 Eylül 2020