Güneşimizin ışığıyla aydınlanmış bilinç ve ruhlarımız kadında kendi tarihini açığa çıkaran bir başarıya, yüceliğe götürüyor.

 

Demokratik-sosyalist bir kişiliğe sahip olan Önder APO, tüm yaşamı boyunca özgür bir kadın özgür bir toplum ve özgür bir ülke yaratmak için büyük fedakârlığa, zorluklara katlanmıştır. Tarihte yaşayan Mani, İsa,Sokrates, Zerdüşt, Muhammed, Marks gibi, birçok Önder, Peygamber ve Filozofların hakikat arayışlarında yanların da kadınlar yer almış, onlarla mücadelelerinde yürümüşlerdir. Fakat hiç birinde Önderlikte olduğu gibi kadını en değerli yoldaşı, özgürlük mücadelesinin temel bir taşı olarak ele almamıştır. Bu nedenle tarihi kişiliklerin içine düştükleri en büyük yetersizlik geliştirdikleri mücadelelerde kadının toplumsal özgürlükle bağını kurmamış, özgürlük mücadelesinin esas öznesi olarak bakmamışlardır. Önder APO özgürlük mücadelesinin temeline özgür kadın arayışını koyarak yılmadan bugüne kadar bu çalışmasında ısrar etmiş ve “Kadını Özgür Olmayan Bir Halk Özgür Olamaz” gerçeği ile yaklaşarak, öncelik kadınların özgürleşmesine, toplumda bir iradi güç olması gerektiğine önem vermiştir. Önder APO, “Bir kadının özgürlüğü bir ülkenin özgürlüğünden daha önemli” olduğu sonucuna kendi sosyolojik çözümlemesinden açığa çıkarmış ve böylece kadına en değerli hediyenin, xwebûn, yani kendisi olmasını, kendisi olmayanın yaşamda varolmayacağını, özgür yaşayamayacağını öğretmiş ve kadına yaşamın her alanında katılmayı, söz sahibi olabilmesini kazandırmıştır.
Mevcut toplumsal gerçeklikte her gün onlarca kadın öldürülüyor, tecavüze uğruyor, savaş ganimeti olarak alınıp-satılıyor. Beş bin yıldır eril düzenin egemenliği altında sözde yaşamaya mecbur bırakılan düşürülmüş kadın gerçekliği; aynı zamanda bu düşürülmüş erkek ve düşürülmüş toplum gerçekliğidir, gün geçtikçe sistemtarafından yönlendirilen yeni terör tehditlerine ve şiddetlerine maruz kalmaktadır. Önder APO, kördüğüm olmuş kadın sorunu ve aynı zamanda toplumsal sorunlara karşı geliştirdiği ‘Demokratik-Ekolojik, Kadın Özgürlükçü Toplum Paradigması’ ile köklü bir çözümü getirmiştir. Bu paradigma gün gün, saniye saniye insanlığı kemiren, yaşamı tümüyle zehirleyip, yok etmeye götüren eril-vahşi düzene karşı, panzehir olacak birideolojidir, felsefedir.
Sistemin bin yıllardır toplum üzerinden zihinlerde yarattığı çarpık anlayış ve ideolojileri ile kadına verilen tanım bir hiçliktir. Yaşamdan koparılarak, anlamsızlaştırılan, varlığı-yokluğu belli olmayan zavallı bir mahlûkat sıfatı alandır. Fakat Önder APO bu evrensel paradigma ve ideolojisi ile kadın konusunda yeni bir tanım getirerek, kadını yaşamla özdeş kılmıştır. Evrendeki yaşam akışının sırlarını kadında aydınlatan Önder APO, kadını yaşamın merkezine, toplumsallığın kök hücresi olduğunu tüm savunmalarının temeline yerleştirmiştir. Bu paradigma ile genelde uygarlık özelde ise kapitalist modernitenin kadına karşı iktidar olgusunun maskesi düşürülerek, egemen erkek düzenini yıkan ve yerine alternatif yaşam düzeni, “Özgür Eş Yaşam” olarak belirlemiştir. Önder APO, Kadın gerçeğine yönelirken de anlamlı bir yaşamın bağını özgür kadınla geliştirilebileceğini söylemiştir.
Önder APO’da insana verdiği değer, yaşam ile bağdaşmaktadır. Yaşam anlamlaştıkça, yoldaşlıklarda anlamlaşıyor ve yoldaşlık yaşamın kendisi oluyor, sevgi, saygı hesapsızca gelişiyor. Zira bu PKK de daha da somutluk kazanıyor. Önderlik, Kadınla ve ya erkekle ilişkilenmenin kanunlarını ortaya koyuyor. Doğru ilişkilenmenin, doğru sevmenin ve doğru özgürlüğe ulaşmanın ölçütü olarak ‘Yoldaşlık Ruhu’ ile katılmayı belirliyor. Özellikle bir kadınla ilişkilenmenin kolay olmadığını bunun için yarı-tanrı prometeus erkeğinin savaşçılığının ölçütünü ortaya koymuştur. Önderlik bu konuda büyük savaşmış, büyük direnmiştir.
Önder APO da, aile ve kadın konusundaki ihtiyatlı, kendini kolay düşürmeyen ve köle ilişkilere bağlanmayan tarzı onu sağlam, iradi bir duruşa, mücadelede başarıya götürmüştür. Gençlik yıllarında büyük bir sabır ve metanetle yaşadığı Fatma ile olan evlilik tecrübesi, onda müthiş bir sorgulamayı yaratmış ve bu sorgulama köle kadın tutsaklığının ve feodal Kürt erkek kişiliğinin çözümlenmesine götürmüştür. Önderlik tüm çözümlemelerinde ve mektuplarında “En Yüce İlişki, Yoldaşlık İlişkisidir. Bize Anadan, Babadan, Eşten, Dosttan, Aşktan Daha Fazla Gerekli Olan Yoldaşlık İlişkileridir” değerlendirmesinde bulunmuştur. Çünkü toprağı, toplumu ve kendi kimliğinin özgür olmadığı bir gerçeklik karşısında özel, tekil ilişkinin ahlaklı ve onurlu bir yaklaşım olmayacağını mücadelenin ta başlangıcından beri ortaya koymuştur. Önder APO bir kadın özgürlükçüsüdür. Kadının beş bin yılı aşan kölelik tarihine karşı, kadın özgürlük tarihini yaratma çabasını başta Kürdistan devriminden başlatarak bugün bunu Ortadoğu kadın devrimine, evrensel bir mücadeleye dönüştürmekte ısrarlıdır. Çünkü Ortadoğu da yaşanılan insanlık dramı ve kaosu, kadın özgürlüğünün çözeceğine inanmaktadır. Kadın özgürlüğünü, tanrıça kültürünü bu coğrafyada, Ortadoğu kültüründe kaybetti ve yine burada tırnakla kuyu kazarcasına yeniden özgürlüğünü kazanmak durumundadır.
Önderlikte yoldaş tanımı çok derin ve stratejik bir değerdedir. Kendi yoldaşını kendisi yaratır. Kadının özgürlüğüne duyduğu özlem ve inancı kadınla kurduğu yoldaşlık bağını daha da güçlendirmiş, bu bir çizgiye dönmüştür. PKK de kadın yoldaşlığı Önder APO’da ki kadın yoldaşlığıdır, ideolojiktir, felsefiktir, evrenseldir. Bunu anlamak Önder APO’yu, Örgüt gerçekliğini anlamaktır. Kadına yaklaşımından dolayı her gün Önder APO’ya ve onun yarattığı özgür kadın hareketine saldırılmaktadır. Nitekim hem erkek ve hem de kadın yoldaşlar olarak bu konuda ciddi bir anlama ve kavrama sorunumuz var. Kadro ve yoldaşlık çizgisinin gereklerini yerine getirmekte ciddi zayıflık yaşanmaktadır. Feodal, geri-geleneksel düzen ve kişilikleri aşmamış duruş ve davranışlar doğru tarzda yoldaş olmanın önünde engel olmaktadır. Kadın Özgürlük Hareketine bütünlüklü yaklaşmayan, bu mücadeleye sahip çıkmayan benmerkezci, iktidarcı, parçalayıcı anlayış ve yaklaşımları mahkûm etmek Önder APO ile yoldaş olmanın birincil kuralıdır. Önder APO’nun Kadınla kurduğu yoldaşlık ölçütü büyük değer verme, sevgi, saygı biçme ve kadına irade kazandırma temelindedir. İlişkilerde birbirini düşürme değil, sevgi ve saygıyı kırmadan birbirini yüceltmeyi, dürüst yaklaşmayı, yoldaşlık ilişkisini geliştirmeyi esas almaktadır. Bir insanlık yoldaşıdır Önder APO. Kadınla yoldaşlığı, arkadaşlığı ona her şeyden önce bir insan olarak bakmasıdır. Geri-geleneksel, köleliğe mahkûm olmuş bir kadından nefret ettiği kadar, onu bu durumdan kurtarma mücadelesi ve çabasını da pes etmeden her zaman göstermiştir. Önder APO da sorun ne kadar büyük ve zor olsa da onu ret etmeden üzerine giderek çözümü ve kazanmayı esas almıştır. Kadını bir obje, nesne olmaktan çıkarıp, özne-irade haline getirmeyi ilke edinmiştir. Çünkü kadın ne zaman bir irade sahibi olur ve özgürlüğüne kavuşursa, toplumun da özgürlüğüne, demokrasiye kavuşacağına inanmaktadır. Kadın özgürlüğünü yaşamla, toplumun özgürlüğü ile özdeş kılmaktadır. Bu Önder APO’da temel anlayış ve felsefedir.
Önder APO kendisini her yönden güçlendirmiş kendini savunabilen, irade olmuş, örgütlü bir güce ulaşmış kadınla yoldaşlığı esas almaktadır. Geliştirici bir ilişki tarzını, anlamlı, onurlu bir yoldaşlığın nasıl kurulacağını yaşamın en değerli, en seçkin paylaşımı olarak “Kolektif Aşk” ile mümkün olduğunu ifade etmiştir. Kolektif Aşk; kadının kendi toplumsallığını, Neolitik dönemde olduğu gibi, büyük bir tutkuyla, çalışma azmi ve fedakârlık göstererek yeniden yaratması bunun için mücadele etmesi ve bunu “Evrensel Aşk”a dönüştürmesi anlamına gelmektedir.
Önder APO, Üveyş anayla olan kavgasından çıkardığı sonuç ve ona duyduğu saygıyı bugün kadın özgürlük hareketini kurarak ödemiştir. Ve bugün kutsal mekân Kürdistan’da, Cudi’de, Ararat’ın asi zirvesinde, Süphan ve Sincar dağlarında On binleri aşan Adule’lerin büyük bir Aşk ve Özgürlük tutkusuyla kahramanlık destanları yazıldı, yazılıyor. Güneşimizin ışığıyla aydınlanmış bilinç ve ruhlarımız kadın da kendi tarihini açığa çıkaran bir başarıya, yüceliğe götürüyor.
Kadın Özgürlük Hareketi bir Önderlik hareketidir. Bu hareket ideolojik, felsefik, siyasal, sosyal, kültürel ve askeri anlamda derinlik kazanmış, bütünlüklü bir harekettir. Ve bu hareket kendi küllerinden kendisini yeniden yaratan Bêrîtan’ların, Zîlan’ların, Sema’ların, Arîn’lerin ve daha nice yiğit kadın kahramanların ruhta ve bilinçte Önderlikle yoldaş olmasını yakalamış ve bunu erkekegemen sistem karşısında direniş çizgisine dönüştürmüş bir Önderlik hareketidir. Şehitlere bağlılığı yüksek olan Önder APO, kendisiyle yoldaş olmanın bir ölçütü olarak, devrim şehitlerine bağlılığı, onların yarım kalan hayallerini tamamlama ruhu ve bilincini mücadelenin her alanında gösterebilmektir. Kadın özgürlük hareketini toplumda kördüğüm olmuş, yüzyıllık sorunlara, eril sisteme karşı bir tepki olarak geliştirmiştir. Bu konuda kadını her gün yeniden yaratma ve özgürleştirme çabaları da sınırsız devam etmektedir. Daimileşen özgürlük yürüyüşümüzle ancak Önder APO’nun yarattığı değerlere layık olabiliriz.