Tüm Halkımız ve Devrimci Yurtsever Gençliğe!

 

Sömürgeci ve soykırımcı Türk devletinin Bradost alanına yönelik başlattığı işgal operasyonu, tüm dünyanın gözü önünde devam etmektedir. Gün geçtikçe saldırılar yeni bir biçim almaktadır. Genişletme ve yaygınlaştırma arayışı gelişmektedir. Bu saldırıların; sistematik bir planın parçaları olarak devreye sokulduğu görülmektedir. Kürdistan özgürlük mücadelesinin damarları kesilmek, 4 parçaya bölünmüş Kürdistan halkı daha fazla parçalanmak istenmektedir. Tarihten bu yana sömürgeci devletler Kürdistan’ ı böl- parçala-yönet politikasıyla istila ve talan etmişlerdir. Bugün de bu geleneğin son model ürünü olan baş faşist Erdoğan, aynı çizgide derinleşerek yürümeyi amaçlamaktadır. Erdoğan baş faşistinin bu dünyadaki en büyük amacı Kürt düşmanlığı, en büyük haz duyduğu şey Kürtleri katletmek, en büyük hayali de Kürtlerin soykırımdan geçirilerek kendisine engel olmaktan çıkarılmasıdır. TC faşizminin ruhu bu yönüyle Erdoğan’ ın iliklerine kadar işlemiştir. TC Devleti Erdoğan’dır, Erdoğan ise TC Devleti’dir. Bu açıdan bu ikiz faşist oluşum en iyi Kürt ölü Kürt’tür, o da olmuyorsa işbirlikçi Kürtlerdir düsturuyla hareket etmektedirler. Bu çerçevede TC faşist devleti Efrin’ den Bradost alanına kadar olan tüm bölgeyi insansızlaştırarak, tamamen işbirlikçi ihanetçi güçlerle ortaklaşarak istila etmeyi dönemin temel politikası olarak bellemişlerdir.

Sömürgeci soykırımcı TC devleti Baş faşist Erdoğan şahsında yaşadığı zayıflığa, erimeye ve çürümeye rağmen böylesi bir süreçte işgal cesaretini bulabiliyorsa; bu cesaretin en büyük dayanağı Başur’ daki işbirlikçi ihanetçi çizgidir. İnsanlık tarihi böylesine rezil, iğrenç ve düşkünce bir işbirlikçilikle henüz karşılaşmamıştır. Bizler açısından namus, onur ve şeref varsa o da topraktır. Ulus devletlerde bile toprak hakimiyeti en kutsal değer olarak görülmektedir. Toprakları uğruna en büyük bedelleri vermeyi göze alabilmektedirler. Her ne kadar lanetli, geri bir zihniyet olsa da ulus devletlerin de kendine göre kuralları, kanunları vardır. Başur’ daki işbirlikçi ihanetçi çizgi ulus devlet sevdalısı olmasına rağmen bu kuralı, bu kanunu bile es geçmektedir. Değil bir avuç toprak parçasını, Metina da denetimi altındaki 11 stratejik tepeyi Kürt düşmanı soykırımcılara hediye etmiştir, peşkeş çekmiştir. Bunda da herhangi bir sorun görmeyerek, Kürt cellatlarıyla ahbap çavuş olmuşlardır. Bununla yetinmeyip İşgalci Türk askerlerine, Başur halkımızın kutsal değeri olan pêşmerge elbiselerini giydirerek kamufle olmalarını sağlamış, işgal mevzilerinde sömürgeciliğin rahat edebilmesi, kendini koruyabilmesi için ve rahatlıkla saldırabilsin diye her türlü imkanı ayaklarına sunmuştur. Hakeza günlük olarak Kürdistan özgürlük gerillasına dair istihbari bilgileri toplayıp MİT’çi itlere arz ederek, hava saldırılarının önünü sonuna kadar açmaktadır. Son olarak 27 haziran 2019 günü Başur topraklarında Kortek alanında aynen 2011 Solin bebek katliamında olduğu gibi tekrardan halktan sivil insanların araçlarının bombardıman edilmesi sonucu 4 sivil katledilmiştir. Başur Hükümeti bu duruşuyla bu katliamın suç ortakları olmuştur. İnsanlık tarihi bu yapılanların hiçbirini unutmayacağı gibi teslimiyetin de, katliamların da hesapsız kalmayacağını görecektir. Yine Kürt halkının tarihten aldığı ve bugün ulaştığı özgürlük bilinci yeni İdris-i Bitlisi’ leri kabul etmeyecek düzeye ulaşmıştır.

Biz Apocu gençlik hareketi olarak gelişen bu topyekun işgal ve istila saldırılarına karşı tüm Kurdistan gençliğini seferberliğe çağırıyoruz. Kürdistan Gençlik Hareketi Komalên Cıwan olarak bundan sonraki tüm çalışmalarımızın merkezi gündemi, Başurdaki TC işgalini parçalama olacaktır. Bunu geliştirmek için tüm gücümüzle seferber olacağımızı belirtmek istiyoruz. Tüm örgütlenme faaliyetlerimizin esas gündemi işgale karşı mücadele, eylem ve öncülük olacaktır. Kobanê ve Efrin ne ise Bradost da aynıdır. Kobanê ve Efrin de yiğit Kurdistan gençliği nasıl ki hücrelerine kadar seferber olarak örgütlenmede, eylemde ve savaşta öncülük yaptıysa bugün de aynı gündür. Bu temelde Bradost ve Başur işgaline karşı tüm Bakur, Başur, Maxmur, Şengal, Rojava, Rojhılat ve Avrupa bulunan Kürt gençliğini serhıldan’a ve topraklarımızı korumak için seferberliğe çağırıyoruz.

Kürdistan özgürlük gerillasının yürüttüğü mücadeleyle yarattığı değerleri en fazla da Başurê Kurdistan halkımız ve gençliği bilmektedir. Gelişen saldırılar her yönüyle bu değerleri ve kazanımları hedeflemektedir. Bu saldırıların püskürtülerek TC’ nin Başur topraklarından defedilmesinde en büyük görev ve sorumluluk Başur daki devrimci ve yurtsever gençlere düşmektedir. Bu çerçevede özgürlüğün; toprağına bağlılık ve toprağını savunma olduğu bilinciyle kuruluşunu ilan eden Başur Öz savunma güçlerinin kuruluşunu çok anlamlı buluyor, TC işgaline karşı çok anlamlı bir adım olduğunu belirtmek istiyoruz. Başurê Kurdistan’ın yiğit ve yurtsever gençliği direnmenin ve savaşmanın dışında toprağı ve namusu korumanın mümkün olmadığını bu hamlesiyle göstermiştir. Hakeza Başur gençliğinin Qendil ve Bradost alanlarında başlattığı canlı kalkan eylemleri oluşturduğu gündemle direniş dışında teslimiyet zincirlerinin asla parçalanamayacağı ortaya koymuştur. Canlı Kalkan eylemleri de direnişin ruhuna denk eylemler olarak önemli bir rol oynayacaktır. Bu temelde Canlı Kalkan eylemi içerisinde yer alan tüm gençliği selamlıyor, TC faşistlerinin işgalinin püskürtülmesi mücadelesinde tüm Başur gençliğinin yerini alması, özgürlük ve onur savaşını daha fazla yükseltmesi gerektiğini ifade etmek istiyoruz.

Tüm Kürdistan gençliği bilmelidir ki dönem; faşist soykırımcı TC devletine hesap sorma dönemidir. Dönem; tarihinin en zayıf ve çürümüş zamanını yaşayan Türk sömürgeciliğine tarihi bir yenilgi yaşatmasının dönemidir. Dönem; Kürdistan Gençliğine onurlu ve şerefli yaşamayı öğreten Önder Apo ruhuyla, direnişe ve eyleme kalkma dönemidir. Dönem; Kürdistan’ın fedai gençliğinin Kürdistan toprakları üzerindeki işgalcilerin potinlerini temizleme dönemidir. İşgalcilik ve faşizm neredeyse Kürdistan gençliği orada olacak ve zafere kadar direnecektir. Kürdistan da bundan başka yol yoktur. Kürdistan tek parçadır, bütündür ve gelişen saldırı nereden gelirse gelsin tüm Kürdistan topraklarına yapılmış sayılacaktır. Bu bilinçle Rojava’dan Rojhılat’a; Bakur’dan Başur’a oradan Avrupa’ ya tüm devrimci, yurtsever gençlik bir an önce harekete geçmeli, işgali kendi yüreğinde ve beyninde hissetmeli ve serhıldan ruhuyla seferber olmalıdır. Başur daki işgal ve ihanet çemberini kırıp parçalamak Kürdistan gençliğinin tarihi görevidir. Bu temelde tüm Kürdistan gençliğini işgale karşı ‘SERİ HILDE, DAGIRKERIYÊ PERÇE BIKE’ şiarıyla bulunduğu tüm alanlarda serhıldana çağırıyor, Kürdistan’ı TC’ye mezar edeceğimizin sözünü veriyoruz.
Örgütlemeden eyleme kadar tüm çalışmalarımızın temel gündemi Türk devletinin işgalciliği olmalıdır. Güney işgalinin Kürdistan kazanımları üzerinde yarattığı tehditlere karşı başta güney halkımız olmak üzere tüm Kürdistan yurtsever halkımız Şeladizê ruhuyla işgale karşı çıkmalı direnmelidir. Dört parça Kürdistan ve yurtdışında örgütlemeden katılıma kadar başta Devrimci ve Yurtsever Gençlik olmak üzere tüm gençlik seferberlik ruhuyla eyleme geçmelidir. Başta gerillaya katılmak üzere canlı kalkan eylem alanlarına giderek işgale karşı direnmelidirler.

30.06.2019
Komalên Ciwan Koordinasyonu