DİRENEN HALKIMIZA, DEVRİMCİ YURTSEVER GENÇLİĞE VE BASINA

Çok yoğun sıcak savaş sürecini yaşadığımız bu günlerde Kürdistan gerillası ve devrimci Kürdistan gençliğinin bir çete devletine dönüşmüş faşist sömürgeci türk devletine ve onun azgın ordusuna karşı yürütmüş olduğu etkili mücadele çete başı Erdoğan’ın çete devletini yerle bir etmenin eşiğine getirmiştir. Türk devleti artık bir devlet değil azgın bir çete örgütü onun başındaki faşist Erdoğan ise bu çete örgütünün en azılı başı durumundadır. Bugün özünde Kürdistan Özgürlük Hareketine karşı savaşan bir türk devleti yoktur. Karşımızda sadece Kürt Halkı için değil tüm insanlık için büyük tehdit ifade eden bir çete devleti ve bir çete başı vardır. Bu çete devleti tarihin çöp sepetine atılmadıkça, yeryüzünden silinmedikçe insanlığın rahat nefes alması mümkün değildir. Bu nedenle dağda Kürdistan gerillasının, şehirlerde devrimci Kürt gençliğinin yürüttüğü devrimci mücadele; insanlığın özgürlük mücadelesidir.

Tarihteki bütün faşist diktatörler gibi çete başı Erdoğan diktatörlüğü de yok olmanın vermiş olduğu derin korku nedeniyle serseri bir mayın gibi tüm Kürdistan’a en alçak ve barbarca bir şekilde saldırmaktadır. Bu saldırılar Rojava’ya karşı yaptığı tehditlerle başlayıp Mexmur ve Şengal’e dönük saldırılarla son günlerde daha fazla yoğunlaşmıştır. Yapılan bu alçakça saldırıları lanetliyor, bu saldırılarda yaşamını yitiren Kürdistan’ın yiğit evlatlarını saygıyla anıyor, intikam sözümüzü yineliyoruz.

Özellikle son 40 yılda Önder Apo öncülüğündeki Kürdistan Özgürlük Mücadelesi’nin yarattığı tüm değerler savaş ile yaratılmıştır. Bugün de tüm bu kazanımların ancak ve ancak savaşla korunabileceği ve büyütülebileceğinin bilincindeyiz. Savaşı halaylarla karşılayan onurlu bir halkın ve tarihin nesilleri olduğumuzu unutmayacağız ve bu onurlu mücadelenin sahibi olmaya devam edeceğiz. Unutulmamalıdır ki faşist çete başı Erdoğandan önce de yapılan tüm saldırıları savaşarak büyük bir özgürlük iradesi ve tutkusuyla bertaraf ettik ve bundan sonra da daha büyük bir kararlılık ve özgürlük tutkusuyla bertaraf edeceğiz. Çete başı Erdoğan için korkunun ecele faydası yoktur. Bu alçakça saldırıların hiçbirisi onu yıkılmaktan kurtaramayacaktır. Kürt ve Kürdistan gençliği dün onun efendilerine karşı en etkili vuruş tarzıyla nasıl savaşmışsa bundan sonra da savaşacaktır.

Tüm değerlerini büyük bir onur savaşıyla kazanmış tüm Kürdistan gençliğinin bu değerleri korumak için bir an bile tereddüt etmeden mücadeleye katılacağından kuşkumuz yoktur. Savaş meydanlarında yiğit Kürdistan gençliğinin gücünü ve kararlılığını tarih sayfalarına yazma vakti bir kez daha gelmiştir. Kürdistan gençliği asla aman dileyen olmamıştır; hiçbir zaman aman vermeyendir. Dönem ne pahasına olursa olsun ülkemizi ve halkımızı faşist saldırılardan koruyarak değerlerimize, Önderlik’imize ve Şehidlerimize layık olma günüdür. Gün, ne pahasına olursa olsun kazanma günüdür. Bu vesileyle Bakurê Kürdistan ve Türkiye’de yaşayan Kürdistan gençliği başta olmak üzere Başur, Rojava, Rojhilatê Kürdistan’daki tüm yurtsever devrimci gençliği savaş meydanlarında tarihi sorumluluklarına sahip çıkmaya, yine bulundukları alanlarda özsavunma temelinde yürütülen direnişi seferberlik ruhuyla büyütmeye ve bulundukları her alanı ‘’Seri Hilde’’ ruhuyla büyük eylem alanları haline getirmeye aynı şekilde yurtdışında yaşayan Kürdistan gençliği ve tüm demokratik sosyalist enternasyonalist gençliği faşist türk çete devletine karşı yürütülen bu kutsal mücadeleyi büyütmeye çağırıyoruz.

Tarihte olduğu gibi tüm saldırılara rağmen kazanan hep direnenler olmuştur. Bugün de kazanan hiç kuşku yok ki direnen Kürt Halkı, Kürdistan Ülkesi ve devrimci gençlik olacaktır.

Komalên Ciwan Koordinasyonu
14.12.18